Konuşmasının kesilmesini istemeyenler için en iyi yöntem yazmaktır...
pelinsel 68 Takipçi | 0 Takip
Hakkımda


Bir İzmirli olarak, hayran olduğum şehirden biraz uzak bir şehirde öğretmenlik yaparken, hayatın merkezine eğitim ve edebiyatı koyarak, çevresinde yavaşça yürümeye çalışıyorum...

Kendimi tanıtma çabasında değilim, olmadım da bu güne kadar...

Bu blog sayfasını yazılarımı bir araya toplamak amacıyla oluşturdum, tek ricam isimsiz alıntı yapılmamasıdır.

Saygılarımla...

Pelin ÖZASLAN


İletişim Adresi:

pelinozaslan87@gmail.com


ZİYARETÇİ DEFTERİM


NELER YAZMIŞLAR

BEN DE YORUM YAZMAK İSTİYORUM

Kategorilerim

Deneme Yazıları

Yaşamın İçinden

Şiir

Öylesine

Şairlerin Kaleminden

=Pelinsel Cümleler=



Umut enstitüsünün başarılı bir öğrencisiyim ben; ne sınıf geçme kaygım var ne de devamsızlık sorunum...(Pelin)

Küçükken düşünce dizlerim kanardı, yine düştüm yine kanadı; ben büyüdüm zannederken demek ki bir yanım hep çocuk kaldı...(Pelin)

Çekince koptuğu için mi bilinmez ama en çok çekilmez olduğu zaman güzel geliyor hayat bana...(Pelin)

Kendimiz onuncu köyde yaşadığımızdan seviyoruzdur belki de dokuz köyden kovulmuş insanları...(Pelin)

Her şey bitti dediğim anda mucizeler yaratıyor, mucize beklediğim anda her şeyi bitiriyorsun... Biliyor musun hayat sen beni çok yoruyorsun...(Pelin)

Kulaklarımda süslü bir küpeydi aşk, alıp fırlattım bir kenara; artık ağırlığı yoktu bedenimde ama görüntümde bir şeyler eksik kaldı...(Pelin)

Yakışmadığı halde kırmızı ruj sürmekte ısrar eden biri kadar ısrar ediyoruz hayat seni yaşamaya, yakışmadığını bile bile...(Pelin)

Ben haklıyım, sen haklısın, onlar da haklı; haksızlık ise hepimizin haklı olması...(Pelin)

Önce saklambaç oyununda kendi kendimi saklayasım, sonra da başka bir oyuna dalıp sakladığım yerde kendimi unutasım var...(Pelin)

İnsanlar vardır hayattan beklentileri olan, hayatlar vardır insanlardan beklentileri olan... Her iki durumda da mutluluğa ulaşmak zordur... Mutluluk; ulaşılması güç olan hedeflere ulaşamamak ancak ulaşma umuduyla yaşamaktır aslında...(Pelin)

3.vitesinde gibiyim hayatın; yavaşlasam kızıp kornaya basanlar var, hızlansam ceza kesenler...(Pelin)

Önsözü özenle hazırlanmış ancak yazılması yarım bırakılmış bir kitap gibiydi yaşam...Başlangıcı sağlam, sonu belirsiz...(Pelin)

-Elden gel…
-Elden mi geleyim? Oysa ben yanlış duraklara uğramadan gelmek istemiştim sana, elleri sokmadan aramıza…(Pelin)

Kulaklarımda süslü bir küpe oldu aşk; takınca beni tamamladı, çıkarıp yerine koyunca aklım hep onda kaldı… (Pelin…)

Diğer İçeriklerim (214)
Tüm içeriklerim
Savunmam

Yazılarımın, şiirlerimin, öykülerimin; yazdıklarımın ya da yazamadıklarımın, ulaşabildiklerimin ya da ulaşamadıklarımın ve de ayrıca kördüğüm olmuş olan bütün duygularımın; tek sorumlusu, tek suçlusu ve aynı zamanda tek üreticisi bizzat ve bir başıma benim... Bütün suçu üstlenmek suretiyle doğru ya da yanlışın hangisi olduğunu bilmediğimi itiraf ederim...

Suçlamalarda üç noktalara kafayı takmış bir deli olduğum söylense de savunmamda; yaşadığımız böylesi bir karmaşık düzende, dengesiz dünyanın dengeli insanlarından birisi olmaya çalışırken, hayata bir iz bırakma çabasında olduğum yazar sadece...

Bu güne kadar yaptıklarımın hafifletici sebepler olması dolayısıyla şimdi sizlerden tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum......

Yaşadığımız garip bir dünya; ama ondan daha da garip olan bir şey varsa o da benim işte... İşte belki tüm bunlardan dolayı ya da belki de sadece kendimden dolayı, her ne kadar adımın ilk harfinin büyük yazılması beni özel yapmaya zorlasa da ben tıpkı geriye kalan harfler misali basit olma çabasındayım... Ama yine de biliyorum ki başka bir ben daha yok bu dünyada ve olmayacak da... :))

Kim miyim ben?

Pelin...

Gün gelir siz de tanırsınız beni...

Saygılarımla...




İNSANLAR GİDER

İnsanlar gider şarkıları kalır
Şarkılar var uzun
Yüzyıllar dolanır
Şarkılar var kısa
Söylendiği yerde kalır
Şarkılar var benim şarkılarım
Söyletmezler içimde kalır


MERAK

İçimde bir merak
Öyle bir merak ki
Ölümümden bir ay sonra
Bir güncük yaşamak
Ve
Dostu düşmanı
Suç üstü yakalamak


SERÜVEN

Nasıl bittiyse bundan öncekiler
Bu da biter
Bite bite
Sonun da ben de biterim
Olur biter


KİBRİT ÇAKIYORSUN KARANLIKTA

Kibrit çakıyorsun karanlıkta
Badem çiçekleri görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
Sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza
Yangın mı olur artık,
bahar mı?


DEĞİŞİK

Başka türlü bir şey benim istediğim,
Ne ağaca benzer,ne buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz,havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim,nerde o beklediğim kız
Rengi başka,tadı başka...




Takipçilerim (68)

.................................




Pelin ÖZASLAN ©
2008-2014 [...]
Tüm Hakları Saklıdır


29 06 2009

SİZİN KIZINIZ, BİZİM OĞLUMUZ VAR DİYE İLLA Kİ BİR ŞEY Mİ OLMASI

 

Nedir bu kızınız, oğlumuz muhabbeti anlayamam bir türlü. Diyelim ki bir şekilde zayıf bir anınıza denk geldi ve annenizin ısrarıyla komşuya oturmaya gittiniz. Etrafta tanımadığınız bir sürü orta yaşlı bayan var. Şimdi bunları iki guruba ayırabiliriz. İlki oğlu olanlar gurubu, ikincisi kızı olanlar gurubu.

 

Bu guruplara sonra geleceğim. İlk önce kurallardan biraz bahsedelim. İlk olarak kesinlikle bir genç kız olarak hanım hanımcık olmak zorundasınız böyle ortamlarda. Tabi güler yüzlü olmayı da unutmayın. Bir de kalkıp ev sahibinin ikramına yardım ettiniz mi dört dörtlüksünüz demektir işte.

 

Bahsettiğimiz guruplara gelelim şimdi. İlk gurup olan oğlan annelerini tanımak çok kolaydır. Bütün gün bulunduğunuz ortamda sizi süzer, hareketlerinizi takip eder ve annenizin sohbete daldığı bir anda yanınıza yaklaşıp size oğlunu anlatmaya başlarlar. İşte tam can alıcı nokta burası oluyor. Şimdi kurtulun kurtulabilirseniz. Böyle durumlarda kurtulmanın tek yolu annenize ulaşmaktır. İşte görülen tipik bir örnek:

 

—Nasılsınız efendim? Ben de iyiyim teşekkür ederim. Ya demek oğlunuz var ne güzel. Demek o da okuyor, çok güzel Allah bağışlasın. Demek aynı yaştayız, ne güzel.

 

Anneeee !!! Kurtar beni lütfen. Ya insanoğlu bu, her yaştan olanı var. Benimle aynı yaşta olan ve okuyan bir sürü insan var bu dünyada. Bana ne senin oğlundan.

 

Biri bitiyor diğeri başlıyor.

 

İkinci gurup biraz daha ılımlı yaklaşan kız anneleridir. Onların amaçları sadece kızlarına arkadaş bulmaktır. Neden böyle bir iş üstlenirler halen anlamış değilim. İşte güzel bir örneği:

 

—İyiyim efendim, siz nasılsınız? Ya demek benimle aynı yaşta bir kızınız var. Arkadaşlık yapsak iyi olur tabi, haklı olabilirsiniz. Pardon bir şey sorabilir miyim, kızınızın arkadaş bulamama sorunu mu var ki siz kızınıza arkadaş arıyorsunuz?

 

- !?!?!?!?!?!?!

 

Offf, tamam anne ya, niye dürtüyorsun. Doğruları söylemek suç mu yani?

 

Artık rahat bırakın biz gençleri biraz. Bırakın da gençler kendi tercihlerini kendileri yapsınlar. Bırakın da kendi arkadaşlarını, kendi sevgililerini kendileri bulsunlar. Biraz güvenin artık şu gençlere olur mu?

 

Bir ziyaret gününü daha atlattık böylece, bir dahakine gider miyim bilmiyorum. Eğer böyle durumları yaşayanlarınız varsa, size tavsiyem hiç de hanım hanımcık olmaya çalışmayın. Kendiniz gibi olun, ancak bu şekilde kurtulabilirsiniz. Ben artık öyle yapıyorum, inanın işe yarıyor…

 

Ama yok gerçekten hanım hanımcıksanız o zaman sizin için yapabileceğim bir şey yok… Kısmetiniz bol olsun…



Pelin...

2007

 



115
0
0
Yorum Yaz